6 Temmuz 2009 Pazartesi

sana yazdım bunu...

Sana yazdım bunu... Çünkü içimdekileri dökmenin bir yolunu bulmalıydım... Aylardır ne kadar çok zorlandım bilsen... Ne kadar zor içinde saklamak birşeyleri... Her geçen gün uzaklaştığını bilmek... Kocaman buzdan duvarlar örmek sıcak ilişkimize... Herşeyi yok saymak bir çırpıda... Basite indirgemek... Değersiz hissedilmek... Aylardır hep rüyalarımda, şaka olduğunu söylediler bunun herşey normale dönmüştü, ama taaa ki sabah uyanana kadar... Sonra gerçeklerle karşılaşılan o sabahlardan işte bu da... Ben bu sabahları tek bir olayda yaşarım sanmıştım... İlk defa başka sebepten dolayı bu kadar etkileniorum belkide o kadar yoğun olmasa bile... Bu kadar değer verirken gördüğün değersizlik karşısında küçücük oluyor insan... görDÜĞÜN yazdımda aklıma geldi... Ayrıca ne kadarda kötü birşey çok sevdiğinin düğününde yanında olamayacağını bilmek... Herşeyi geçtim o düğün telaşında yanında koşturup heycanını ruhunda hissedememek... Eski Türk filmlerindeki gibi bu olayı bi drama çevirip sarılıp ağlayamayacağız bile bi önceki gün... Ya da bir sonraki gün gülemeyeceğiz karnımız ağrıyana kadar...
Çok dram yaptım... Heralde ben abarttım... Çünkü bunları burda dillendirdikten sonra hiç bir anlamı kalmayacak... Çünkü hiçbirşeyin senin içinden çıktıktan sonra karşıdakinden gelmesi hoş olmamıştır, değeri kalmamıştır... İçinden gelmeli sevmek... İçinden geldiği gibi sevmelisin...
Ben yanlış öğrenmişim arkadaşlık dostluk kavramlarını... Nolursa olsun candan olmuyormuş her zaman... Beklemek yanlışmış sadece verdiğin değere karşılık beklemek... Sinirden deliye dönmek bile aşırı sevgiden... Herşeyi heryerden kaldırıp atabiliyorsun yada silebiliyosun resimleri ama işte unutamıyor insan yaşananları o kadar kolay... Zaman, geçtikçe ilaç oluyor belki sinirine kızgınlığına ama kanayan yarana tuz oluyor... Biraz yumuşadın mı olaylar o kadarda vahim gelmiyor... İşte o gün daha kötü oluyor herşey... Düşünmeye başlıyorsun şöylede oldu böylede oldu... Belki unuttuğun anılar bile olmadık yerde aklına geliyor... Arkadaş dost muhabbetleri geçti mi hafifden burkuluyor insanın yüreği... Ama soruyor kendine bir tek ben mi düşünüyorum... Ben bütün bu anıları tek başımamı edindim... Bulamıyor cevabını maalesef... Çünkü iki tarafında cevap hakkı doğabilecek kadar bile iletişimi yok... Zaten cevap hakkı sendeyken kullanmadığın için oldu ama herneyse... Sorun orda değilde geçen zaman içerisinde nasıl olurda bu şekilde karşılıklı tepkisiz kalındı... Yani keşke madem ben haksızım ben kötüyüm keşke arayıp bağırıp çağırsaydın... Söyleseydin benim suçumu yüzüme vursaydın... Ne bilim işte her türlü ulaşabilirdin bana... Mail atabilirdin msj atabilirdin mektup bile yazabilirdin... Bir kerede sen deseydin çok özlemişim seni diye... Bir kerede sen kurtarsaydın arkadaşlığımızı... Çok mu zor geldi düğün tarihin belli olduğunda aramak çok mu zordu telefonun tuşlarına basmak...
Şu an ki gelinen nokta bi uçurum... Kilometre olarak yaklaşsanda manevi olarak ışıkyılı oldu uzaklığımız... Bu ışık yılını bir saniyede geçebilen tek bir araç var o da karşılıklı sevgi... Çünkü ne ben tek başıma çalıştırabilirim o aracı ne de sen... O yol bitmez artık... Farklı noktalardan birbirlerine doğru ilerleyen iki arkadaşken aynı noktadan zıt yönlere birbirlerine sırtı dönük ilerleyen matematik problemleri olduk biz... Ya sen çok iyi bir matematikçi değilsin ya da ben çok iyi edebiyat yapamıyorum... Mantık olarak baksam olmuyor felsefe yapsam olmuyor sosyolojik değerlendirsem olmuyor sanatsal yaklaşsam olmuyor... Her yolu denedim... Elim kolum bağlanıyor... Telefonu elime aldığımda tuşlar basmıyor... Sende biraz çabalasaydın belki ortak paydada buluşurduk...
Kaybetmek bir insanı çok zor olduğu kadar çokta kolay... En ufak kıvılcımların yangınlara sebep olması gibidir bu... Ne kadar çok büyürse yangın o kadar yer kaybolur... Koca yangın sana arkadaşının küllerini savurur her rüzgarda... Bir insan bir çok açıdan kaybedilebilir birilerini aslında; kimi zaman kapatmıştır hayata gözlerini sen onu kaybetmişsindir, kimi zaman arkasına bile bakmadan gitmiştir hayatından sen onuda kaybetmişsindir... Kardeş yönünden veriyorum bende kayıplarımı nedense... Çok değerlilerinden seçiliyor kayıplar... Sadece bir kere kaybettikten sonra hayatında, çok değerli olur insan, o gün anlarsın kaybetmediğin herkesin değerini... Ama yaşamadan anlaşılamaz bu... Kızmıyorum bu yüzden kaybetmeyenlere... Kaybeden olarak... Artık herkes hayattayken de çok değerli benim için... Ama değerini bilenlerin sadece... Sen bunu anlayamadın...
OLMADI...
Herneyse bu kadar kasvetleştirmeyeyim durumu...
Bir nevi yazdım rahatladım... Benden çıktılar... Ve sana ulaşmayacaklar...
Kendine iyi bak bundan sonra...
Çokta mutlu ol...

Best Friend poster by ~Firegale on deviantART

Best Friends? by ~hutt-boy-24-7 on deviantART

1 yorum:

  1. kuzum .://// anladım ben yaaa oyy kıyamma sana yasanmıslık var takma desem kı ne olcak ...ama oyleymıs demekkı uzme sen kendını ....

    YanıtlaSil

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin